25 Mart 2021 Perşembe

Bölüm 3: Sis

 

 

"Günaydın, hayatın yaşanabilir taraflarına tutunmaya çalışıyorum."

Bazen sadece durmak istersin kendi hayatında.

Öylesine boş boş...

Sağına soluna bakarak öylece durmak..

Hiçbir şey yapmamak..

Bu yorgunluk nasıl geçer veya geçecek mi bir gün? Bilmediğinden.. Hiçbir şey bilmediğinden artık kendinle ilgili.. Ve kendinle ilgili hiçbir şey beklemediğin.. Hiçbir sorumluluk yüklemediğin.. Kendi içinden çoktan gittiğin.. Bundan bedeninin haberi bile olmayışı.. Zaman akarken hızlıca, sen öylece buzluktaki sıkıca sarılı bir et parçası gibi durursun kaskatı. İşte bir insanın hayatı da bazen böyle durur. Bu bir noktada artık bu kadarı yeter deme şekli midir ruhumuzun bize? Hani insan düşlediği, hissettiği, dilediği kadar yaşarmış ya hayatını. Sanırım artık bu ruh düşlemeyi bıraktı henüz yirmi yedisindeyken. Muhabbet ettiğim bir insanın fotokopisini çeker gibi diğer yüzünü görmekten çok sıkıldım ve pek tabii çıkar ilişkilerinden de. Merak etmeyin bu bir intihar mektubu değil. Ömrümün uzunca bir zamanını çalışma hayatına vermiş biri olarak sayıyorum kendimi, henüz hepi topu altı sene olmuş olsa da artık emekli olmak istiyorum. Zannediyorum ki bu his mesleğini seven birine gelebilecek en kötü histir. Çok fazla emeğiniz ve duygularınız sömürüldüğünde, iyi niyetleriniz suistimal edildiğinde hissedebileceğiniz bir histir. Para kazanmak ve hayatımı idame ettirmek uğruna, ayaklarım geri gide gide zamanla sevmekten vazgeçtiğim bir ortama girip çıkıyorum artık defalarca. Şimdilik buna mecburum. Hayatımda katlanmak zorunda olduğum tek şey bu, çünkü maddi bir karşılığı var sonunda. Seni senden edip karşılığında asla ödeyemez bunun bedelini. Sana hakkını vermez çünkü vermek istemez. Bunlar işin maddi boyutuydu, manevisini henüz tam açmadım bile. Haller böyleyken bile o günler içinde "mutlu birkaç an" yakalamak istiyor ve o "an"ı doyasıya yaşamak istiyor insan, yakalayabilirse tabii. Onlara sıkıca tutunuyorum yakaladığımda, kendi ütopyamda gülüyor ve eğleniyorum, yalnız başıma kendi dünyamda çok mutluyum. İnanamıyorum buna ben bile bazen. Yalnız başıma bir tam etmeyi ne zamandır bilmiyordum. İlk defa sevdiğim ve tattığım bir mutluluktu. İşte böyle bir dönemdeyim. Ben böyle de bir bütünmüşüm. Hep eksik bir parçam var zannederdim, çok yanılmışım. Bundan sonra geleceğe dair kapılarım açık olsa da  benden yana bir fazlalıktır. Ben kendimle tamım. Mühim birkaç kazada ağır tahribat gören organlarımın sesini uzunca bir süre dinledim, hissettim ki bu böyle. Bu organlarıma uzunca bir süre ulaşamadım ve bunun sebebi dondurucumda saklı oluşumdu halihazırda. Buradaki iklime uyum sağladım, buralar hep ayaz ve ben hiç ısınamam. Kendi dünyamda ,kendi yaktığım ateşimle kendimi ısıtmaya devam edeceğim. Ben bana yetiyorum. Benim ısım bana yetiyor. Benimki de yaşamak!                                           

Hayat devam ediyor ve ben duruyorum.  Sonunda herkesin vardığı bir durak vardır öyle değil mi? Dönüm noktalarından sonra. Yoksa yıllardır bize yanlış mı öğretildi? Çok uzun zaman sonra bir yere varırsın ve o yol hiçbir yere gitmez. Artık gitmez. Bu bambaşka bir şeydir. Gidebilecekken gitsin istemezsin. Artık tek bir şey bile istemezsin. Yol ayrımları artık bitmiştir. Döneceğin bir yer yoktur. O kendine gereksiz gelen yer yön duygusunu bile bilmene gerek yoktur artık. Belli belirsiz o tüm yollar silinmiş ya da sen silmişsindir artık. Artık arkanda hiçbir şey kalmamıştır. Şimdi sırada ne var diye düşünürken kendi kendime...                                                                                                     

Dedim ki;                                                                                                                                         Sadece bir sis. Koyu gri kasvetli bir sis. Pis bir bulaşık suyunu andıran. Ne bulaşık yıkamayı sevdim ne de mart ayını. "Bir bulut saklıyor sanki akacak yaşları, uykusuz gözlerimden." dediği gibi Teoman'ın. İşte o sis bana bunu anlatıyordu. Keşke bir bitki olsaydım köklerine sıkıca sarılı, ormanların derinliklerine sonsuz oksijen salan. Yemyeşil.








                                                                                       

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bölüm 3: Sis

    "Günaydın, hayatın yaşanabilir taraflarına tutunmaya çalışıyorum." Bazen sadece durmak istersin kendi hayatında. Öylesin...